PANDEMİ SONRASI DİŞ HEKİMLİĞİ

Covid-19 pandemisi Mart 2020 itibarıyla ülkemiz gündemine ve ardından çok hızlı bir şekilde hayatımıza girdi ve normalimiz diye algıladığımız her şeyi son derece hızla değiştirdi. Profesyonel çalışma hayatı olan kadınlar bir anda kendilerini evlerine kapanmış olarak buldular. Bir yandan da düşük ve orta gelirli ülkelerde kadınlar kendileri ve aileleri için krizi yönetmek adına salgını önleyici önlemleri almak, çoğu kez eksik yardımcı elemanların yerini doldurmak, temizlik ve beslenme işlerini sağlamak, çocukların evden eğitimini düzenlemekte görev aldılar. Anne olmakla da bağdaştırılabilen bu görevler, çoğu kez erkeklerin duruma ilgisizliği veya tecrübesizliği ile tamamen kadının üzerine yüklenmiş oldu.

Bazı sektörlerde ise hayat durmadı ve çok hızlı bir şekilde yeni iş yapma modeli oluşturuldu ve döneme hızla ayak uydurarak kadınlar evden yani sanal ofislerinden çalışma düzenine geçebildiler. Kısa sürede tüm dünyaya yayılarak pandemiye dönüşen salgın, biz diş hekimlerini de çok yakından ilgilendirir hale geldi. Diş hekimleri olarak hastalığa karşı neler yapmamız gerektiği ve sağlık mensuplarının özellikle ön saflarda olanlarının hastalanması ve bizlerin hastayla çok yakın mesafeden çalışıyor olmamız hemen önlemler almamızı gerektirdi. Ve bu önlemler kapsamında Türk Diş hekimleri Birliği tarafından tanımlanan acil kapsamındaki hastalara bakmakla sorumlu olduk. Elektif diğer tüm dental prosedürleri ise bir süre uzaktan izleme kararı aldık ve rutin kontrolleri erteledik. Tabi bu durum hem kliniğimizi, hem çalışanlarımızı yeni sisteme adapte etmek hem de gelen hastalarımızın endişe ve sıkıntılarını gidermek adına oldukça önemliydi.

Yeni klinik prosedürleri hayata geçirmek ve iş yaşamından kopmamak adına uluslararası yayınları takip etmek, bu konuyu işleyen internet seminerlerini izlemek, bu düzene göre yeni çalışma planı yapmak, triaj yapmak, hastalarla medya üzerinden görüşmek, evden reçete yazmak gibi işlerle uğraşmaya başladık. Bu salgınla birlikte ilerde karşımıza çıkabilecek salgınlarla mücadele için dikkat etmemiz gereken kuralları saptadık.

Önce biraz nasıl bir virüsle karşı karşıya olduğumuzdan bahsedecek olursak;

Covid 19 oldukça hızlı bulaş yapan viral bir enfeksiyondur. Klinik belirtileri hemen ortaya çıkmadan da kişilerin bulaştırıcı hale gelebildiği ve ortalama 2-14 gün arasında bir kuluçka süresinin olduğu tanımlanmış bir akut solunum yolu sendromudur. Olguların nerdeyse %80 inde hafif seyrederken, %15 inde ağır seyreder, %5 inde ise şiddetli ve kritik hatta çoklu organ yetmezliğine bağlı ölümcül bir seyir izler.

Virüsün bulaş yolu burun, ağız ve korneadan vücuda girerek solunum yolu ve akciğerlere yerleşme şeklindedir. Aynı ortamda bulunan kişilerin öksürme, hapşırması sonrası damlacık yoluyla direkt veya hasta birinin dokunduğu yüzeye dokunma sonrası elimizi burnumuza, ağzımıza ya da gözümüze temas ettirmekle endirekt olarak bulaşır.

Dolayısıyla en iyi korunma yollarından biri sosyal mesafenin korunması, diğeri de ellerin 20 sn boyunca sabun ve su ile kuralına uygun ve düzgün bir şekilde yıkanmasıdır. İlave olarak alkol bazlı el dezenfektanı eklenebilir. İmmün sistemin yüksek olması da hastalığa yakalanma riskini azaltacağı için, dengeli beslenme ve uyku düzenini iyi ayarlamak ve egzersiz yapmak faydalıdır. 

Diş hekimleri için Covid 19 protokolü

Hastamızı kliniğe kabul etmeden önce yapacağımız telefon görüşmesinde herhangi bir akut solunum sıkıntısının olup olmadığı, karantina sürecinde olup olmadığı gibi konularda bilgi alınmalıdır. Kliniğe gelmesine engel bir durum yoksa randevusu verilir ve randevuya geldiğinde Covid 19 ile ilintili bir onam formu imzalatılır.

Kliniğe gelen çocuk hastalarımızın refakatçi sayısı tek kişi ile sınırlandırılmıştır. Erişkin hastaların yanındaki refakatçi kabul edilmeyecektir. Bekleme odasında mesafeli şekilde oturma düzeni sağlanacak, randevu aralıkları açılarak bekleyen sayısının az olmasına dikkat edilecektir.  Hasta aralarında, kliniğin hazırlanması sırasında 15 dakikalık havalandırma süresi de hesaba katılacaktır.

Bekleme odasından çiçekler, dergiler, kumanda ve kitaplar kaldırılacak. İçecek servisi yapılmayacaktır. Klinikte her zaman uyguladığımız dezenfeksiyon yöntemlerinin bir kısmı bekleme odası, koridor ve tuvalet için de uygulanacak, özellikle kapı kolları, elektrik düğmeleri sehpalar ve koltukların kolları da hasta aralarında dezenfekte edilecektir.

Gelen hasta ve refakatçi ilk iş galoşunu giyecek ve dışardan geldiği eldiven çıkarttırılarak el dezenfektanı ile eller temizlendikten sonra bekleme odasına yönlendirilecektir. Kliniğe sadece hasta alınacak. İçeri alınmadan önce dişlerini fırçalaması istenecektir. Bu nedenle hastaların kendi diş fırçası ve macununu getirmesi önerilir. Tedaviye gelen hastalar yüzük, saat ve benzeri takı takmayacak, cep telefonları çanta veya ceplerinde kalacaktır. Çanta ve ceketleri de mümkünse muayene odasının dışında tutulacaktır.

Gelen hastanın ateşli veya üst solunum enfeksiyonu belirtileri taşıması halinde kontrolü yapılmayacaktır.  Tüm şartları sağlayıp koltuğa alınan hastanın % 1lik hidrojen peroksit ile ya da alkol bazlı anti bakteriyel bir gargara ile ağızı 30 sn süreyle çalkalattırılacaktır. İşlem sırasında tedavi odasının kapısı kapatılacak, Klima çalıştırılmayacak ve sadece işlem bitince pencere açılarak havalandırılması yapılacaktır.

Aerotor kullanılarak yapılacak işlemler daha fazla dikkat gerektirir. Havanın temizlenmesi işlemi yüksek volümlü vakum sağlayan özel cihazlar ve cerrahi aspiratör ile yapılacaktır. Hastadan alınan ölçüler önce suyla çalkalanacak ve sonra dezenfekte edilecektir. Gelen işlerde benzer şekilde dezenfeksiyon sonrası kliniğe alınacaktır.

Kliniğin genel dezenfeksiyonu diş hekimliği yapan her hekim ve ekibi için zaten belirli bir rutinde gerçekleştirilen alet ve yüzey dezenfeksiyonunu içeren vazgeçilemez bir işlemdir. Ancak bu virüsün bulaş şekli dikkate alınarak ilave ajanlar çeşitli yayınlarda gündeme getirilmektedir. Ultraviyole ışını havadaki mikroorganizma sayısını azaltmak için, Nano gümüş iyon dezenfeksiyonu ve hipoklöröz asit,aerosol sisi ile tüm yüzeylere ulaşarak ve ortam dezenfeksiyonu yapmak için rutin yöntemlere eklenebilir.

Son olarak da hekim ve yardımcısının işlem sırasında uygulanan yeni giysi protokolünden de bahsetmek gerekir. Her zaman kullanılan ekipmana ilave olarak N95 maske, bone, koruyucu gözlük, tam yüz siperliği, uzun kollu cerrahi önlük kullanılmalı ve bu ekipmanlarla klinik odası dışına çıkılmamalıdır.

Bu salgın bize mesleğini icra eden bir hekim olarak her zaman dikkatli olmamız gerektiğini, kişisel hijyenin önemini, bilgilerimizi her zaman güncellememiz gerektiğini ve bundan sonrada Covit 19 gerçeği ile nasıl yaşamamız gerektiğini öğretiyor. Çünkü karantina günleri sona erdiğinde rutin işlemleri almaya başlayacağız ve bahsedilen korunma yöntemlerini hem kendi sağlığımız, hem hastalarımız hem de çalışanlarımız için en yüksek seviyede tutmak için uygulamalı ve kanıta dayalı yeni yayınları da dikkatlice takip etmeliyiz.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği

Ataşehir Şube Başkanı

Prof. Dr. Tülin ARUN  Dişhekimi - Ortodonti Uzmanı