19 MAYIS 1919 OLMASAYDI NASIL OLURDU?

Batı Anadolu’da Yunanlılar, Anadolu’nun içlerine kadar ilerler, doğuda Ermeniler İç Anadolu’ya dayanırlardı. Güney Doğu topraklarımızdan ayrılırdı.
Trakya’da Bulgar-Yunan paylaşımı kaçınılmaz olurdu.
Güney’de Fransızlar ve İtalyanlar uzun süre kalmayıp bazı imtiyazlarla yandaşlarına devrederek giderlerdi. İstanbul’da ise küçük bir devletçik kurulur, padişahlık burada devam eder, Boğazlar’ın yönetimi İngilizler ya da yabancı bir konsorsiyuma devredilirdi.
İngilizler Dünya’da benzerlerini kurdukları gibi topraklarımızda stratejik bölgeler kurar, asla geri gitmezlerdi.

NASIL OLDU?

Mustafa Kemal gibi karizmatik ve kahraman bir liderin İstanbul daki varlığı ve girişimleri çoktandır hem Vahdettin in hem de işgal güçlerinin fazlasıyla kafasını karıştırmaya ve rahatsız etmeye başlamıştı.
Tabiri caizse ondan hem kurtulmanın hem de etkisiz hale getirmenin yollarını aramaktaydılar.
Aranan fırsat altın tepside işgalci güç mantalitesiyle gelmişti; Mustafa Kemal’ i ayaklanma ihtimali olan bölgelere “azınlıkları korumak” için göndereceklerdi.
Talihin garip bir cilvesi olarak Anadolu ya geçmek için fırsat kollayan Mustafa Kemal ile işgalcilerin ve onların işbirlikçilerinin amaçları birbirine temelde zıt ve fakat şeklen aynı yöndeki arzuları kesişivermişti.
Atatürk, Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay da tanıdığı Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü gibi silah arkadaşlarının da desteğini alıp, valilere dahi emir verecek şekilde yetkilerle donanmak suretiyle bölgeye gitmeden önce ihtiyaç duyacağı resmi otoriteyi sağladı.
Bölgeye gitmeden önce ve gittikten sonra yapmayı planladığı her şeyi; yaşadığı zamanın çok çok ilerisinde olacak şekilde halkın olabildiğince geniş tabanlı yönetime katılımını sağlayacak şekilde zihninde şekillendirmişti.

NELER OLDU?

Yapılan toplantılar kongreler süratle İstanbul yönetiminin şimşeklerini üzerine çekti.
Eğer söylendiği gibi padişah onu bilerek oraya göndermiş olsaydı neden alel acele idam hükmünü verdirmişti? İstanbul da “paşa paşa” oturmak varken vatanı ve milleti uğruna idam fermanını boynuna geçirmek; işte 19 Mayıs buydu ve asla geri dönüşü olmayan bir yoldu.
Birileri için sonun, bizler içinse yıllardır beklediğimiz tam bağımsızlığın başlangıcıydı.
19 Mayıs azmin, cesaretin, kararlılığın ifadesidir.
Istiklâl mücadelemizin sembolüdür.
Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayis 'ı Gençlik ve Spor Bayramı olarak gençlere armağan etmesi, geleceğimizin ve umudumuz olan gençlere verdiği önemin göstergesidir.
Gençlik bitmeyen heyecanı ve azmi ile geleceğimizin teminatıdır.  
Gençlik ulusumuzun umudu, ülkemizin güçlü sesi, nefesi, enerjisidir.
Bu nedenle 19 Mayıslar gençlere emanet edilmiştir.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği olarak başarılı genç kızlarımıza üniversite eğitimleri ve yaşama hazırlanmaları konusunda yıllardır devam ettirdiğimiz çalışmalarımız, gelecekte de devam edecektir.  

19 Mayıs Atatürk”ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Saygılarımızla

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği
Genel Başkan
Hülya Yüksel