TÜRK ÜNİVERSİTELİ KADINLAR DERNEĞİ

8 MART

8 Mart 1857 tarihinde tekstil işçisi kadınların “eşit işe eşit ücret” için hak aradıkları grevde 129 kadının yanarak adını tarihe acıyla yazdığı gündür.
165 yıl sonra bugün, kadınlar o gün yanan alevin meşalesini taşıyarak sokaklarda, meydanlarda haklarına sahip çıktıklarını haykırıyorlar.
Bu yüzden 8 Mart”lar  “Kadınlar Günü Kutlaması” değil, farkındalık yaratma, hak arama günüdür.
Kadınlar, psikolojik, ekonomik, cinsel, fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Fiziksel şiddetin, nihai hali olan cinayetle öldürülüyorlar. Hem de en güvende oldukları yerlerde, evlerinde, okullarında , iş yerlerinde, sokaklarında ve en güvendikleri kişiler tarafından hayattan koparılıyorlar. Hep birlikte gördük ki geçirdiğimiz 1 yıl içinde Covid-19 bulaşı nedeniyle yine en fazla mağdur olan, şiddete uğrayan kadınlar ve çocuklardı. Kadınlar ne yazık ki her zaman olduğu gibi yaşanan her türlü olumsuzluğun hedefi olarak gösterilmeye devam ediliyorlar. Siyasette kullanılan dil, ekonomik koşulların zorlaşması ve bunun gibi bir çok nedenle ilk önce kadınlar hedef oluyorlar. 
Şiddetin, yoksulluğun ve eşitsizliğin nedenleri ortadan kalkmadıkça kadın sorunlarının ortadan kalkması mümkün değildir. Nüfusun yarısını oluşturan kadınlar eğitim ve istihdam olanaklarına sahip olmalı, yönetimde, siyasette, karar alma organlarında yer almalıdır.Ülkemizde kadınlar, geleneksel yapıdan kaynaklanan nedenlere ilave olarak, eğitimde, iş hayatında, sosyal hayatta, eşit olarak yararlanma hakkından mahrum kalmaktadırlar.  
Toplumsal cinsiyet ayrımı her alanda kendini göstermektedir.
Kadına ve çocuğa şiddet, cinsel istismar konularında 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemini bir kere daha vurgulamak isteriz.
Uzun mücadelelerle kazanılan haklardan geriye gidilmemesini; politikacıların, akademisyenlerin, kanaat önderlerinin ve iş insanlarının söylemlerini “Kadının eşit ve özgür olması yönünde” kullanmaları gerektiğini düşünmekteyiz.
Farkındalık uğruna çalışan, kadın haklarını azimle ve her koşulda savunan tüm kadınlar ile  8 Mart Dünya Kadınlar Gününde gücümüzü birlikteliğimizden aldığımızı ve bu yolda çalışmalarımızdan vazgeçmeyeceğimizi tekrar vurgulamak istiyoruz. 
Pandemi sürecinde Dünya”da ve Türkiye”de yaşanan değişim sürecinin devam edeceğini ve bu değişimi yakalayamayan ülkeler için çok geç olacağını biliyoruz.
Türkiye”de Kadın emeğine ve Kadınlara gereken değerin verilmesi ile bu değişimin yakalanması mümkün olacaktır.

Saygılarımızla

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği